<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[HitTuRkiye.Net - Full Programlar,Tam Sürüm Oyunlar,Filmler,Videolar,Güvenlik,Modifiye,Grafik, Web Tasarım,Eğlence,Müzik - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.hitturkiye.net/</link>
		<description><![CDATA[HitTuRkiye.Net - Full Programlar,Tam Sürüm Oyunlar,Filmler,Videolar,Güvenlik,Modifiye,Grafik, Web Tasarım,Eğlence,Müzik - http://www.hitturkiye.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 03:01:53 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[UltraEdit v14.10]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11886</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 17:43:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11886</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
 UltraEdit-32 güçlü metin, HTML, HEX, PHP, Perl, Java, JavaScipt editörüdür. Program çok gelişmiş bir programlama editörüdür. 100.000 kelime imla denetlemesi, tam HEX düzenleme ve programcılar için çok sayıda işlerini kolaylaştıracak özellikler sunar.<br />
<br />
Program içinde bulunan FTP/SFTP aracıyla gerekli bilgilerin girilmesi neticesinde web sitenizden çeşitli dosya işlemleri yapabilirsiniz. Yine dosya kıyaslama özelliği sayesinde açılacak iki dosyanın kıyaslaması yapılabilir. Bu sayede, dosya içinde ki farklı olan kısımlar kolay bir şekilde görülebilir.orsunuz.<br />
<br />
Özellikleri<br />
# UNIX/MAC, DOS, ASCII, OEM, ANSI, UTP-8, UNICODE arasında dönüştürme yapabilir.<br />
# HEX, PHP, Perl, JavaScript, HTML, CSS, ASP, C/C++, Java, VBScipt dillerini destekler.<br />
# Diskinizde bulunan metin dosyalarınızı düzenleyebilirsiniz.<br />
# Dosya boyutu sınırı yok.<br />
# Çoklu dosya açarak aynı anda gösterebilir.<br />
# Düşük bellek kullanımı.<br />
# Kes, kopyala, yapıştır, ekle gibi çeşitli işlemler yapabilirsiniz.<br />
# Sürükle/bırak desteği.<br />
# 100.000 kelimelik imla kılavuzu.<br />
# Dosya sıralaması yapabilir.<br />
# Bul ve değiştir desteği.<br />
# Söz dizimi vurgusu.<br />
# Hexadecimal (HEX) editörü sayesinde kesme, kopyalama, yapıştırma yapabilirsiniz.<br />
# Otomatik yedekleme desteği.<br />
# UNIX/MAC dosyalarını otomatik tanıyabilir.<br />
# Şablon desteği.<br />
# UNICODE desteği.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
 UltraEdit-32 güçlü metin, HTML, HEX, PHP, Perl, Java, JavaScipt editörüdür. Program çok gelişmiş bir programlama editörüdür. 100.000 kelime imla denetlemesi, tam HEX düzenleme ve programcılar için çok sayıda işlerini kolaylaştıracak özellikler sunar.<br />
<br />
Program içinde bulunan FTP/SFTP aracıyla gerekli bilgilerin girilmesi neticesinde web sitenizden çeşitli dosya işlemleri yapabilirsiniz. Yine dosya kıyaslama özelliği sayesinde açılacak iki dosyanın kıyaslaması yapılabilir. Bu sayede, dosya içinde ki farklı olan kısımlar kolay bir şekilde görülebilir.orsunuz.<br />
<br />
Özellikleri<br />
# UNIX/MAC, DOS, ASCII, OEM, ANSI, UTP-8, UNICODE arasında dönüştürme yapabilir.<br />
# HEX, PHP, Perl, JavaScript, HTML, CSS, ASP, C/C++, Java, VBScipt dillerini destekler.<br />
# Diskinizde bulunan metin dosyalarınızı düzenleyebilirsiniz.<br />
# Dosya boyutu sınırı yok.<br />
# Çoklu dosya açarak aynı anda gösterebilir.<br />
# Düşük bellek kullanımı.<br />
# Kes, kopyala, yapıştır, ekle gibi çeşitli işlemler yapabilirsiniz.<br />
# Sürükle/bırak desteği.<br />
# 100.000 kelimelik imla kılavuzu.<br />
# Dosya sıralaması yapabilir.<br />
# Bul ve değiştir desteği.<br />
# Söz dizimi vurgusu.<br />
# Hexadecimal (HEX) editörü sayesinde kesme, kopyalama, yapıştırma yapabilirsiniz.<br />
# Otomatik yedekleme desteği.<br />
# UNIX/MAC dosyalarını otomatik tanıyabilir.<br />
# Şablon desteği.<br />
# UNICODE desteği.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SwfText v1.4]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11885</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 17:35:05 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11885</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
SwfText programı ile beraberinde gelen yazı efektleri(165 adet) ve arkaplan efektleriyle(40 adet) siteniz için harika flash animasyonlar ve bannerler hazırlayabilirsiniz.isterseniz bu animasyonlara ses ve link bile ekleye biliyorsunuzüstelik programı kullanmak için flas bilmeyede gerek yok.<br />
<br />
Özellikleri:<br />
-160 yazı animasyonu<br />
-30 arkaplan animasyonu<br />
-Arkaplanı şeffaf (transparan) yapabilme<br />
-Yazı karakterini, büyüklüğünü ve rengini ayarlayabilme<br />
-Arkaplana ses ekleyebilme<br />
-Flash animasyona bağlantı verebilme<br />
-Oynatılma tekrar sayısını belirleyebilme<br />
-Swf dosyası olarak kaydedebilme<br />
-Html kodlarını görüntüleyebilme<br />
-Mp3 ve wav desteği<br />
-Arkaplana resim ekleyebilme<br />
-Pek çok tanınmış resim formatını desteklemektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
SwfText programı ile beraberinde gelen yazı efektleri(165 adet) ve arkaplan efektleriyle(40 adet) siteniz için harika flash animasyonlar ve bannerler hazırlayabilirsiniz.isterseniz bu animasyonlara ses ve link bile ekleye biliyorsunuzüstelik programı kullanmak için flas bilmeyede gerek yok.<br />
<br />
Özellikleri:<br />
-160 yazı animasyonu<br />
-30 arkaplan animasyonu<br />
-Arkaplanı şeffaf (transparan) yapabilme<br />
-Yazı karakterini, büyüklüğünü ve rengini ayarlayabilme<br />
-Arkaplana ses ekleyebilme<br />
-Flash animasyona bağlantı verebilme<br />
-Oynatılma tekrar sayısını belirleyebilme<br />
-Swf dosyası olarak kaydedebilme<br />
-Html kodlarını görüntüleyebilme<br />
-Mp3 ve wav desteği<br />
-Arkaplana resim ekleyebilme<br />
-Pek çok tanınmış resim formatını desteklemektedir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Adobe Reader 9.0+Full+PDF Okuma Programı]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11884</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 17:29:24 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11884</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
Rar Şifresi:www.hitturkiye.net<br />
<br />
Boyut : 33.5 MB]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
Rar Şifresi:www.hitturkiye.net<br />
<br />
Boyut : 33.5 MB]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nokia PC Suite 7.0.6.3 - Final]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11883</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 15:45:15 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11883</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Seçenek 1<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
Seçenek 2<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
PC Suite ile telefon bilgisini uyumlu bir PC ile senkronize edebilir, yazılım yükleyebilir, telefon ayarlarını konfigüre edebilir ve telefon dosyalarının yedeklerini alabilirsiniz. PC Suite  sayesinde, uyumlu PC'niz ve telefonunuz arasında bilgi paylaşabilir, telefona yazılım yükleyebilir, telefon ayarlarını konfigüre edebilir ve telefon dosyalarının yedeklerini alabilirsiniz. Ayrıca, takviminizi, kişileri ve görevleri Microsoft ve Lotus uygulamaları ile senkronize edebilir, PC'nize ve telefonunuza resim kopyalayabilir ve taşıyabilir ve başka bir Nokia cep telefonundan veya bir Palm cihazından kişi ve takvim bilgisi kopyalayabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
Desteklediği İşletim Sistemleri<br />
<br />
* Windows Vista x32 ve x64 sürümleri<br />
* Windows XP Professional x64 sürümü<br />
* Windows XP (Professional or Home Edition) (Service Pack 1 veya Service Pack 2)<br />
* Windows 2000 (Service Pack 4)<br />
<br />
Bağlantı yöntemleri:<br />
USB kablosu, kızılötesi veya Bluetooth]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Seçenek 1<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
Seçenek 2<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
PC Suite ile telefon bilgisini uyumlu bir PC ile senkronize edebilir, yazılım yükleyebilir, telefon ayarlarını konfigüre edebilir ve telefon dosyalarının yedeklerini alabilirsiniz. PC Suite  sayesinde, uyumlu PC'niz ve telefonunuz arasında bilgi paylaşabilir, telefona yazılım yükleyebilir, telefon ayarlarını konfigüre edebilir ve telefon dosyalarının yedeklerini alabilirsiniz. Ayrıca, takviminizi, kişileri ve görevleri Microsoft ve Lotus uygulamaları ile senkronize edebilir, PC'nize ve telefonunuza resim kopyalayabilir ve taşıyabilir ve başka bir Nokia cep telefonundan veya bir Palm cihazından kişi ve takvim bilgisi kopyalayabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
Desteklediği İşletim Sistemleri<br />
<br />
* Windows Vista x32 ve x64 sürümleri<br />
* Windows XP Professional x64 sürümü<br />
* Windows XP (Professional or Home Edition) (Service Pack 1 veya Service Pack 2)<br />
* Windows 2000 (Service Pack 4)<br />
<br />
Bağlantı yöntemleri:<br />
USB kablosu, kızılötesi veya Bluetooth]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[VariCAD 2008 v2.03-Çizim Programı]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11882</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 20:12:27 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11882</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
Mimar ve mühendisler için tasarlanmış mükemmel bir çizim programı.Bu program ile 3 boyutlu veya 2 boyutlu çizim ve katı modelleme yapabilirsiniz . 3D modelleme, 2D çizim, çeşitli hesaplamalar için değişik araçlar sunuyor. Ayrıca DWG, DXF, STEP, STL ve IGES dosya biçimini de tanıyabiliyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
Mimar ve mühendisler için tasarlanmış mükemmel bir çizim programı.Bu program ile 3 boyutlu veya 2 boyutlu çizim ve katı modelleme yapabilirsiniz . 3D modelleme, 2D çizim, çeşitli hesaplamalar için değişik araçlar sunuyor. Ayrıca DWG, DXF, STEP, STL ve IGES dosya biçimini de tanıyabiliyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[VDSL2 Bugün Başladı]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11881</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 18:07:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11881</guid>
			<description><![CDATA[Türk Telekom, internet hızını 8 kat artıran VDSL2 hizmetini bugün başlattı. Yeni yatırım sayesinde Türkiye, dünyada VDSL2'ye geçen ilk ülkelerden biri oldu. <br />
<br />
Türk Telekom, yeni nesil hızlı internet VDSL2 (Very High Speed Digital Subscriber Line 2) hizmetini bugünden itibaren sunmaya başladı. Gerekli tüm alt yapı hazırlıklarını tamamlayan firma, mevcut telefon hatları üzerinden internette erişim hızını 8 kata kadar artıran VDSL2 hizmetini internet servis sağlayıcı aracılığıyla kullanıcılara sundu. Türk Telekom&#8217;un söz konusu yeni yatırımı sayesinde Türkiye, VDSL2 teknolojisini ilk kullanan sayılı ülkelerden biri haline geldi. VDSL2&#8217;nin 32 megabite varan hızı ile Türkiye, Avrupa&#8217;da 23 ülkedeki 190 DSL Sağlayıcısı arasında DSL teknolojisiyle en hızlı interneti kullanan üçüncü ülke konumuna erişti. <br />
<br />
İki Farklı VDSL2 Paketi<br />
<br />
Evlere ve iş yerlerine giden telefon hatları üzerinden dijital veri transferini sağlayan teknoloji ailesi DSL&#8217;in en yeni ve hızlı üyesi VDSL2, Triple Play denilen ses, görüntü, hızlı internet üçlüsünün birarada sunulması için tasarlandı. <br />
<br />
Böylece VDSL2 ile yüksek hızlarla alınabilecek IPTV (internet televizyonu yayını), HDTV, Videofon, VoD (isteğe göre video izleme), İnteraktif oyun oynama, İnteraktif oylamalara katılma VoIP (ses görüşmeleri) gibi katma değerli hizmetler sağlanabilecek. <br />
<br />
Türk Telekom, VDSL2 teknolojisini 16 megabit ve 32 megabit indirme hızı olmak üzere iki paket seçeneği ile sunuyor. İki pakette de yükleme hızı 1 megabit olacak.<br />
<br />
1 Film 4 Dakikada İnecek<br />
<br />
Buna göre 700 megabyte büyüklüğündeki bir VCD filmi saniyede 4 megabitlik internet hızıyla bilgisayara indirmek 29 dakikayı bulurken, 32 megabite hızındaki VDSL2 teknolojisiyle sadece 4 dakika sürecek. <br />
<br />
Türk Telekom altyapı sağlayıcısı olarak ADSL hizmetinde olduğu gibi VDSL2 hizmetini de toptan olarak internet servis sağlayıcılara sunuyor. VDSL2 hizmeti, Türkiye&#8217;de kablonun elverişli olduğu şehirlerde sunuluyor. Hizmetin ilk etapta 73 il 450 lokasyonda verilmesi planlandı.<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türk Telekom, internet hızını 8 kat artıran VDSL2 hizmetini bugün başlattı. Yeni yatırım sayesinde Türkiye, dünyada VDSL2'ye geçen ilk ülkelerden biri oldu. <br />
<br />
Türk Telekom, yeni nesil hızlı internet VDSL2 (Very High Speed Digital Subscriber Line 2) hizmetini bugünden itibaren sunmaya başladı. Gerekli tüm alt yapı hazırlıklarını tamamlayan firma, mevcut telefon hatları üzerinden internette erişim hızını 8 kata kadar artıran VDSL2 hizmetini internet servis sağlayıcı aracılığıyla kullanıcılara sundu. Türk Telekom&#8217;un söz konusu yeni yatırımı sayesinde Türkiye, VDSL2 teknolojisini ilk kullanan sayılı ülkelerden biri haline geldi. VDSL2&#8217;nin 32 megabite varan hızı ile Türkiye, Avrupa&#8217;da 23 ülkedeki 190 DSL Sağlayıcısı arasında DSL teknolojisiyle en hızlı interneti kullanan üçüncü ülke konumuna erişti. <br />
<br />
İki Farklı VDSL2 Paketi<br />
<br />
Evlere ve iş yerlerine giden telefon hatları üzerinden dijital veri transferini sağlayan teknoloji ailesi DSL&#8217;in en yeni ve hızlı üyesi VDSL2, Triple Play denilen ses, görüntü, hızlı internet üçlüsünün birarada sunulması için tasarlandı. <br />
<br />
Böylece VDSL2 ile yüksek hızlarla alınabilecek IPTV (internet televizyonu yayını), HDTV, Videofon, VoD (isteğe göre video izleme), İnteraktif oyun oynama, İnteraktif oylamalara katılma VoIP (ses görüşmeleri) gibi katma değerli hizmetler sağlanabilecek. <br />
<br />
Türk Telekom, VDSL2 teknolojisini 16 megabit ve 32 megabit indirme hızı olmak üzere iki paket seçeneği ile sunuyor. İki pakette de yükleme hızı 1 megabit olacak.<br />
<br />
1 Film 4 Dakikada İnecek<br />
<br />
Buna göre 700 megabyte büyüklüğündeki bir VCD filmi saniyede 4 megabitlik internet hızıyla bilgisayara indirmek 29 dakikayı bulurken, 32 megabite hızındaki VDSL2 teknolojisiyle sadece 4 dakika sürecek. <br />
<br />
Türk Telekom altyapı sağlayıcısı olarak ADSL hizmetinde olduğu gibi VDSL2 hizmetini de toptan olarak internet servis sağlayıcılara sunuyor. VDSL2 hizmeti, Türkiye&#8217;de kablonun elverişli olduğu şehirlerde sunuluyor. Hizmetin ilk etapta 73 il 450 lokasyonda verilmesi planlandı.<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ulead Photo Explorer 8.5]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11880</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 15:47:56 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11880</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Ulead Photo Explorer 8.5  |  23 MB<br />
<br />
Ulead Photo Explorer, tüm özelliklere sahip bir dijital medya düzenleyicisidir. Dijital görüntüleri ayarlayabilir, paylaşabilir, video yakalama, dönüştürme ve video kliplerini paylaşım yapabilirsiniz. Dijital kamera, Webcam, ve DV camcorder kullanıcıları için mükemmel bir programdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Ulead Photo Explorer 8.5  |  23 MB<br />
<br />
Ulead Photo Explorer, tüm özelliklere sahip bir dijital medya düzenleyicisidir. Dijital görüntüleri ayarlayabilir, paylaşabilir, video yakalama, dönüştürme ve video kliplerini paylaşım yapabilirsiniz. Dijital kamera, Webcam, ve DV camcorder kullanıcıları için mükemmel bir programdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mail Print 2.0.0.2267]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11879</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 15:46:50 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11879</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Gelen maillerinizi direk olarak kağıda aktarmanıza olanak sağlayan bir program]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Gelen maillerinizi direk olarak kağıda aktarmanıza olanak sağlayan bir program]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hackman Suite Pro 9.02]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11878</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 15:45:57 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11878</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
Hackman bir HEX editörüdür. Bu programla Windows için yapılmış programların görünüşünü, dilini, içindeki resim ikonları ve bunun gibi birçok özelliğini değiştirebilirsiniz. Ayrıca programlamaya yeni başlayanlar, başlamış olanlar için uygun bir program. Bu program türkçe program yapma olanağını sağlıyor.<br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
Hackman bir HEX editörüdür. Bu programla Windows için yapılmış programların görünüşünü, dilini, içindeki resim ikonları ve bunun gibi birçok özelliğini değiştirebilirsiniz. Ayrıca programlamaya yeni başlayanlar, başlamış olanlar için uygun bir program. Bu program türkçe program yapma olanağını sağlıyor.<br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nikon D700 Duyuruldu]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11877</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 15:39:54 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11877</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
Uzun süren dedikodular sonra Nikon'un 12,1 megapiksellik yeni dijital fotoğraf makinesi D700, resmi olarak tanıtıldı. Nikon D700 teknik özellikleri burada.<br />
<br />
Dijital fotoğrafçıların rüya makinesi olabilecek Nikon D700, nihayet firma tarafından resmi olarak duyuruldu. Nikon'un yeni tam çerçeve FX formatlı 12,1 megapiksel CMOS'unu kullanan D700, 3 inçlik bir ekrana ve UDMA CompactFlash'a da sahip. 3 boyutlu takip ile 51 nokta otomatik odaklama, sahne tanıma, ISO 6400, 5 veya 8 fps tam çözünürlükle çekim, HDMI çıkışı gibi özelliklere de sahip olan cihaz, bu ay ABD pazarına 3000 dolar fiyatla giriş yapacak.<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
<br />
Uzun süren dedikodular sonra Nikon'un 12,1 megapiksellik yeni dijital fotoğraf makinesi D700, resmi olarak tanıtıldı. Nikon D700 teknik özellikleri burada.<br />
<br />
Dijital fotoğrafçıların rüya makinesi olabilecek Nikon D700, nihayet firma tarafından resmi olarak duyuruldu. Nikon'un yeni tam çerçeve FX formatlı 12,1 megapiksel CMOS'unu kullanan D700, 3 inçlik bir ekrana ve UDMA CompactFlash'a da sahip. 3 boyutlu takip ile 51 nokta otomatik odaklama, sahne tanıma, ISO 6400, 5 veya 8 fps tam çözünürlükle çekim, HDMI çıkışı gibi özelliklere de sahip olan cihaz, bu ay ABD pazarına 3000 dolar fiyatla giriş yapacak.<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Grass Eating Tiger - İngilizce Hikaye - Türkçe Tercümesiyle Birlikte]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11876</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 23:21:49 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11876</guid>
			<description><![CDATA[The young tiger was walking up and down with nervous and fast steps in his cage, behind the railings. Somehow somebody was squeezing his heart with a barbed wire rope today. The sun had risen and set a lot of times since he had been locked up in this cage. He was about one month old. The hunters had caught him when had gone for a walk in the forest one day and they had sold him to this zoo. He was as tall as a fairly large cat. He grew up and got srong as time passed. His cage wasn&#8217;t tiny but he didn&#8217;t want to live here. He would like to be free and to reach the forest, whose name he started to forget and where he longed for, and he would like to direct his life. People were crowding into there, were standing in front of the cage and were watching him for a lot of minutes with full of admiration. <br />
<br />
When the visitors lessened that night &#8211; fall, the keeper cleaned and washed the cage. He left a half sheep as dinner into the cage. He locked the door and went away. While his keeper was locking the door and going away, there was a flash of lightning in the young tiger&#8217;s mind. The lock&#8217;s fitting into its hole and the key&#8217;s voice while locking was unusual. If his quite sensitive ears weren&#8217;t misleading him, the door hadn&#8217;t been locked properly. After eating the meat left into the cage, he started his turns again. The visitors started to increase again. The people had eaten their dinner and they were going to parks and gardens to enjoy and relax. The trouble in the young tiger&#8217;s heart had gone away and away and it had trapped into the key&#8217;s hole. At midnight, if he also was lucky, he would try to run away from the cage and would try running towards his freedom. <br />
<br />
It had completely got dark; it had been a long time after the midnight had passed. There was nobody around. The young tiger pulled hard quickly the door with his strong paws. The door, which hadn&#8217;t bee locked properly, opened easily. He went out of the cage quickly. He took the road on the right. This road was ending in the wood further. Walking up and down in the cage wasn&#8217;t similar to running outside. He had got quite tired. After he stopped to have a rest, he jumped over the zoo&#8217;s wall. He disappeared in the darkness by running towards the forest. <br />
The young tiger passed mountains, hills and he drank cold water. After three days and three nights, while the sun was rising in the morning, he arrived at the big forest, where he was caught and taken when he was too young. He was free now, he was bubbling over with joy. He realized that he was hungry while he was walking joyfully. He hadn&#8217;t eaten anything since the day he had run away. He had only drunk water. His keeper used to bring him meat day and night. Before the hunters had caught him, his mother used to feed him. However, life was too different in this immense forest. There was neither his mother nor his keeper now. This was something that he couldn&#8217;t think before he ran away from the cage: How would he feed himself?<br />
<br />
He saw a deer in the grassy place further while he was thinking like this and walking. The deer sometimes looked around him and then started eating grass again. The deer started running immediately. Two tigers jumped from the bush nearby at the same time. The deer had been covered from four sides when two more tigers stood before him soon. It was obvious that the tigers had laid a trap to catch the deer. The best defense was attack. The brave deer rushed forward with a last effort. He butted terribly the nearest tiger with his sharp horns. The tiger tumbled down within blood. He turned to right a little. He wanted to but the second tiger in front of him too. However, he couldn&#8217;t hit. The tigers coming after him had reached. It was impossible to fight with three tigers although the deer was strong. The tigers tumbled the deer down by hitting with their strong paws, they killed and ate him. Then they went away. The young tiger was petrified at his place. He was looking with unbelievable eyes. What he saw was brutality but the rules of the forest were like this. The weak became food for the stronger. &#8220;Namely&#8221; he said, &#8220;the tigers feed themselves like this. Because I am a tiger too, I should hunt and eat the living things. I can&#8217;t kill the other animals to feed myself. No one made me get used to kill. I don&#8217;t know killing and I don&#8217;t believe in the necessity of killing. The deer used to feed himself by eating grass. It was strong enough. The animals eating grass had been strong. I have no other choice; I will either stay hungry or eat grass. Let the others say &#8220;does a tiger eat grass&#8221; let them say &#8220;is it possible to be a grass eating tiger&#8221; &#8220;. <br />
<br />
One month passed. The grass eating tiger couldn&#8217;t find the peace he looked for in the forest. The tigers accepted him but the life in the forest was completely inappropriate for the grass eating tiger. Why were they suddenly getting attacker when they saw a deer, a roe or a rabbit? They had been programmed to kill; they had to kill to live. At this sight there was a tiger living by eating grass, this also had to be thought. While the grass eating tiger was wandering in the forest one day, he met a rabbit. He was surprised with the rabbit&#8217;s not running away when he saw the tiger. Amazing! The rabbit was coming towards him. He wanted to step aside but he couldn&#8217;t. His feet had become stiff. The rabbit hit the grass eating tiger and fell onto his back. Then he stood up from where he fell and touched the tiger&#8217;s face, caressed his cheeks. He asked: &#8220;Are you the grass eating tiger. The grass eating tiger couldn&#8217;t say a word. He was shocked. <br />
<br />
After the rabbit said &#8220;You are surely the grass eating tiger. Your mouth doesn&#8217;t smell of bload like the other tigers. Look, grass eater, I have heard your reputation. You can&#8217;t get used to the forest, you should return to the zoo. As I heard, the tigers had killed some animals in front of your eyes and they had wanted to make you get used to killing. If you can&#8217;t get used to killing, the tigers will kill you. Listen to me and go away from here&#8221; he wanted to go away but he fell off a hole, which was a little further. The grass eating tiger took the rabbit out of the hole and when he scrutinized his face, he saw that his eye sockets were empty. This rabbit didn&#8217;t have eyes. He considered &#8220;a blind rabbit&#8221;. He took him on his back, took and left him to his hole. <br />
<br />
The grass eating tiger couldn&#8217;t help crying when he found the blind rabbit dead in his hole the following day. The tigers, which haven&#8217;t touched the blind rabbit so far, had envied him when they saw him going on the grass eating tiger&#8217;s back and had killed him. The grass eating tiger&#8217;s heart was full of hatred. That was too much now. What had they wanted from the poor rabbit? The grass eating tiger plunging into the tigers by running at the last speed, staked more than thirty tigers. &#8220;It&#8217;s easy to kill a blind rabbit, come and kill me if it&#8217;s easy&#8221;. What the tigers wanted was already this. They would infuriate the grass eating tiger and make him attack them and then they would pull him to pieces. There was always many a slip twixt the cup and the lip. It suddenly got dark and started to rain heavily. There were flashes of lightning and thunderbolts were falling. The tigers dispersed but the grass eating tiger didn&#8217;t run away. He waited until he got soaked. After half an hour the rain stopped. The sun shone, and the land brightened up. The grass eating tiger wandered there until midnight. When he saw that there were no passersby, he got bored and went away. The matter of forest was over. He was determined to return to the zoo now. <br />
<br />
After a few days, his keeper found him waiting in front of the cage. The grass eating tiger would enter the cage a few minutes later and would reply the keeper from inside &#8220;here is my home, I&#8217;m a cage tiger. I can&#8217;t go to the forest even if you wanted. There hadn&#8217;t been a place for me&#8221; while he was locking him in and said &#8220;the lock has just been changed, you can&#8217;t try to run away again, because it&#8217;s impossible.&#8221; The young tiger&#8217;s heart got full of pleasure when a female tiger was brought to his cage two months later. They immediately became partners and close friends. The day and days passed, time passed and they had two babies. He became cheerful, happy and his heart was full of peace and the young tiger was walking up and down quietly and slowly behind the iron railings. <br />
<br />
Written by: Serdar YILDIRIM<br />
<br />
                              OT  YİYEN  KAPLAN<br />
<br />
Genç kaplan kafesinde, demir parmaklıklar ardında, sinirli ve hızlı adımlarla gidip geliyordu.  Nedense bugün yüreğini sanki dikenli tel halatıyla sıkıyorlardı. Bu kafese kapatıldığından beri güneş birçok kereler doğup batmıştı. Bir aylık ya vardı ya yoktu. Ormanda  gezintiye  çıktığı gün avcılar yakalayıp bu hayvanat bahçesine satmışlardı. Daha o zamanlar boyu irice bir kedi boyu kadardı.Zamanla gelişip güçlendi.Kafesi dar değildi,ama o burada yaşamak istemiyordu. Özgür olmak, adını bile unutmaya başladığı,  hayali  gözlerinin  önünden  gitmeyen  ormana kavuşmak, hayatına kendisi  yön  vermek  istiyordu. İnsanlar  akın  akın  geliyorlar,  kafesin önünde durup dakikalarca, hayranlık dolu bakışlarla kendisini seyrediyorlardı. <br />
<br />
O akşamüstü ziyaretçilerin azaldığı zamanda bakıcı kafesi temizleyip, yıkadı. Akşam yemeği olarak yarım koyunu kafesin içine bıraktı. Kapıyı  kilitledi, gitti.  Bakıcısı  kapıyı  kilitleyip giderken, genç kaplanın beyninde bir şimşek çaktı. Kilidin  yuvasına  oturuşu  ve  anahtarın çevrilirken çıkardığı ses alışılmışın dışındaydı. Oldukça hassas kulakları  onu  yanıltmıyorsa, kapı tam olarak kilitlenmemişti. Kafese bırakılan eti yedikten sonra, her zamanki voltalarına başladı. Ziyaretçiler tekrar  çoğalmaya  başladılar.  İnsanlar  akşam  yemeklerini  yemişler, eğlenmek, dinlenmek için parklara, bahçelere gidiyorlardı. Genç  kaplanın  yüreğini  saran sıkıntı gitmiş, gitmiş kilidin anahtar deliğinde sıkışmış kalmıştı. Gece yarısı, biraz da şansı yardım ederse, kafesten kaçıp ormanına, özgürlüğüne koşmayı deneyecekti. <br />
<br />
Hava iyice kararmış, vakit gece yarısını geçeli çok olmuştu. Görünürde kimseler yoktu. Genç kaplan güçlü  pençeleriyle  kapıya  hızla  asıldı.  Tam  olarak  kilitlenmemiş  kapı  açılıverdi. Kafesten süratle dışarı fırladı. Sağ yola saptı. Bu yol ilerdeki ağaçlıkta son buluyordu. Kafeste gidip gelmek, dışarıda koşmaya benzemiyordu.Oldukça yorulmuştu.Durup dinlendikten sonra hayvanat bahçesi duvarından atladı. Ormana doğru koşarak karanlıklarda kayboldu. <br />
<br />
Genç kaplan dağlar, tepeler aştı, soğuk sulardan içti. Üç  gün  üç  gece  sonra,  sabah  güneş doğarken, daha çok küçükken yakalanıp götürüldüğü büyük ormana vardı. Özgürdü artık, içi içine sığmıyordu.  Neşeli  neşeli  yürürken  karnının  acıktığını  hissetti.  Kaçtığından  beri heyecandan üç gündür bir şey yememişti. Sadece su içmişti. Kafeste sabah akşam bakıcısı et getirirdi. Avcılar yakalamadan önce annesi beslerdi. Fakat  bu uçsuz bucaksız ormanda yaşam çok farklıydı. Şimdi ne annesi vardı, ne bakıcısı vardı. Kafesten kaçmadan önce düşünemediği bir şeydi bu: Ne ile karnını doyuracaktı?<br />
<br />
Böyle düşünüp yürürken, ilerdeki otlukta bir geyik gördü. Geyik, arada sırada etrafına bakınıp tekrar ot yemeğe başlıyordu.Geyik, aniden koşmaya başladı.Aynı anda yan taraftaki çalılıktan iki kaplan fırladı. Biraz  sonra  geyiğin  önüne  iki  kaplan  daha  çıkınca  geyik  dört  yandan sarılmıştı. Belli kaplanlar geyiği yakalamak için tuzak kurmuşlardı. En iyi savunma hücumdu. Cesur geyik, son bir gayretle ileri atıldı. Kendisine en yakın kaplana sivri boynuzlarıyla müthiş bir kesme vurdu. Kaplan kanlar içinde sırtüstü yuvarlandı. Hafif yana döndü. Önündeki ikinci kaplana da aynı şekilde vurmak istedi. Fakat  tutturamadı. Peşinden gelen  diğer  kaplanlar da  yetişmişti. Geyik, ne kadar kuvvetli olursa olsun,  üç  tane  kaplanla  baş  etmesi  olanaksızdı. Kaplanlar, güçlü pençeleriyle vurarak geyiği yere yuvarladılar ve öldürüp yediler. Daha sonra  çekilip gittiler. <br />
<br />
Genç kaplan, olduğu yerde donmuş kalmıştı. İnanılmaz gözlerle bakıyordu. Gördüğü bir vahşetti. Fakat  orman kanunları böyleydi.  Zayıf daha kuvvetliye yem oluyordu.&#8220; Demek ki &#8221; dedi, &#8220; kaplanlar böyle karınlarını doyuruyorlarmış. Ben  de  kaplan  olduğuma göre benim de canlıları avlayıp yemem lazım. Ben karnımı doyurmak için  diğer hayvanları öldüremem. Kimse  beni  öldürmeye  alıştırmadı.  Öldürmeyi  bilmiyorum  ve  öldürmenin gerekliliğine inanmıyorum. Geyik  ot yiyerek besleniyordu.  Gücü kuvveti yerindeydi. Ot  yiyen hayvanlar güçlü oluyormuş. Başka çarem yok, ya aç kalacağım ya da ot   yiyeceğim. Varsın  &#8220;  kaplan ot yer mi &#8220;   varsın  &#8220; ot yiyen kaplan olur mu &#8220;  desinler.<br />
                        <br />
Aradan bir ay geçti. Ot yiyen kaplan ormanda aradığı huzuru bir türlü bulamadı. Kaplanlar onu aralarına kabul etmişlerdi  ama ormandaki yaşam ot yiyen kaplana ters geliyordu. Neden geyik, karaca, tavşan gördüklerinde aniden saldırganlaşıyorlardı. Onlar öldürmek için programlanmışlardı, yaşamak için öldürmek zorundaydılar. Bu tarafta bir kaplan ot yiyerek yaşıyordu, bunu da düşünmek lazımdı. Ot yiyen kaplan bir gün ormanda gezerken karşısına bir tavşan çıktı. Tavşanın kendisini görüp de kaçmamasına şaşırdı. Hayret, tavşan üstüne doğru geliyordu. Kenara çekilmek istedi, çekilemedi. Ayakları tutulmuştu. Tavşan, ot yiyen kaplana çarpıp sırtüstü düştü. Daha sonra yattığı yerden doğrulup onun  yüzünü  elledi,  yanaklarını  okşadı.  &#8220; Sen ot yiyen kaplan mısın? &#8220; diye sordu. Ot yiyen kaplan gık diyemedi. Dili damağına yapışmıştı. <br />
<br />
Tavşan:  &#8220; Tabii canım, sen ot yiyen kaplansın. Ağzın öteki kaplanlar gibi kan kokmuyor. Bak ot yiyen, şöhretin kulağıma kadar geldi. Sen ormana alışamazsın, hayvanat bahçesine dönmelisin. Duyduğuma göre, kaplanlar senin gözlerinin önünde bazı hayvanları öldürüp, seni de öldürmeye alıştırmak isterlermiş. Eğer öldürmeye alışamazsan kaplanlar seni öldürürler. Sen beni dinle ve çek git buralardan &#8220;  dedikten sonra yürüyüp gitmek isterken az ilerdeki bir çukura düştü. Ot yiyen kaplan tavşanı çukurdan çıkardı ve onun yüzüne dikkatle bakınca göz çukurlarının boş olduğunu gördü. Gözleri yoktu bu tavşanın. Kör bir tavşan diye geçirdi içinden. Onu sırtına bindirdi ve yuvasına götürüp bıraktı. <br />
<br />
Ertesi gün kör tavşanı yuvasında ölü olarak bulan ot yiyen kaplan gözyaşlarını tutamadı. Şimdiye kadar kör tavşana dokunmayan kaplanlar onu ot yiyen kaplanın sırtında giderken görünce kıskanmışlar ve öldürmüşlerdi. Ot yiyen kaplanın yüreği nefretle doldu. Bu kadarı da fazlaydı artık. Ne istemişlerdi garip bir tavşandan. Son sürat koşarak kaplanların arasına dalan ot yiyen kaplan otuzdan fazla kaplana rest çekti.  &#8220; Kör tavşanı öldürmek kolay, sıkıysa gelin beni de öldürün. &#8220;  Kaplanların beklediği buydu zaten. Ot yiyen kaplanı çileden çıkarıp  üstlerine saldırtacaklar sonra  parça parça edeceklerdi. Evdeki hesap her zaman çarşıya uymazdı. Aniden ortalık karardı ve şiddetli bir yağmur başladı. Şimşekler çakıyor, yıldırımlar düşüyordu. Kaplanlar sağa - sola kaçıştılar ama ot yiyen kaplan kaçmadı. Sırılsıklam oluncaya kadar bekledi. Yarım saat sonra yağmur dindi. Güneş açtı, ortalık aydınlandı. Ot yiyen kaplan gece yarısına kadar oralarda gezindi. Gelen giden olmadığını görünce beklemekten bıkıp uzaklaştı gitti. Orman işi buraya kadardı. O, şimdi hayvanat bahçesine dönmeye kararlıydı. <br />
<br />
Birkaç gün sonra sabaha karşı bakıcısı onu kafesin önünde beklerken buldu. Ot yiyen kaplan biraz sonra kafese girecek ve bakıcısı kapıyı üstüne kilitlerken,  &#8220; Kilit yeni değişti, bir daha kaçma numarasına kalkışamazsın, çünkü artık imkânsız &#8220; demesine karşılık, içinden &#8220; Yuvam burası, ben kafes kaplanıyım. Hem istesem de ormana gidemem. Bana göre değilmiş orası &#8220; dedi. İki ay sonra kafesine dişi bir kaplan getirilince yüreği kıvançla doldu genç kaplanın. Eş oldular birbirlerine ve kaynaşıverdiler. Gün döndü, günler döndü, zaman geçti ve iki tane yavruları oldu. Neşelendi, mutlandı, huzur doldu yüreği ve genç kaplan artık kafesinde, demir parmaklıklar ardında sakin ve yavaş adımlarla gidip geliyordu.<br />
<br />
Yazan: Serdar Yıldırım<br />
                                                                                       ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[The young tiger was walking up and down with nervous and fast steps in his cage, behind the railings. Somehow somebody was squeezing his heart with a barbed wire rope today. The sun had risen and set a lot of times since he had been locked up in this cage. He was about one month old. The hunters had caught him when had gone for a walk in the forest one day and they had sold him to this zoo. He was as tall as a fairly large cat. He grew up and got srong as time passed. His cage wasn&#8217;t tiny but he didn&#8217;t want to live here. He would like to be free and to reach the forest, whose name he started to forget and where he longed for, and he would like to direct his life. People were crowding into there, were standing in front of the cage and were watching him for a lot of minutes with full of admiration. <br />
<br />
When the visitors lessened that night &#8211; fall, the keeper cleaned and washed the cage. He left a half sheep as dinner into the cage. He locked the door and went away. While his keeper was locking the door and going away, there was a flash of lightning in the young tiger&#8217;s mind. The lock&#8217;s fitting into its hole and the key&#8217;s voice while locking was unusual. If his quite sensitive ears weren&#8217;t misleading him, the door hadn&#8217;t been locked properly. After eating the meat left into the cage, he started his turns again. The visitors started to increase again. The people had eaten their dinner and they were going to parks and gardens to enjoy and relax. The trouble in the young tiger&#8217;s heart had gone away and away and it had trapped into the key&#8217;s hole. At midnight, if he also was lucky, he would try to run away from the cage and would try running towards his freedom. <br />
<br />
It had completely got dark; it had been a long time after the midnight had passed. There was nobody around. The young tiger pulled hard quickly the door with his strong paws. The door, which hadn&#8217;t bee locked properly, opened easily. He went out of the cage quickly. He took the road on the right. This road was ending in the wood further. Walking up and down in the cage wasn&#8217;t similar to running outside. He had got quite tired. After he stopped to have a rest, he jumped over the zoo&#8217;s wall. He disappeared in the darkness by running towards the forest. <br />
The young tiger passed mountains, hills and he drank cold water. After three days and three nights, while the sun was rising in the morning, he arrived at the big forest, where he was caught and taken when he was too young. He was free now, he was bubbling over with joy. He realized that he was hungry while he was walking joyfully. He hadn&#8217;t eaten anything since the day he had run away. He had only drunk water. His keeper used to bring him meat day and night. Before the hunters had caught him, his mother used to feed him. However, life was too different in this immense forest. There was neither his mother nor his keeper now. This was something that he couldn&#8217;t think before he ran away from the cage: How would he feed himself?<br />
<br />
He saw a deer in the grassy place further while he was thinking like this and walking. The deer sometimes looked around him and then started eating grass again. The deer started running immediately. Two tigers jumped from the bush nearby at the same time. The deer had been covered from four sides when two more tigers stood before him soon. It was obvious that the tigers had laid a trap to catch the deer. The best defense was attack. The brave deer rushed forward with a last effort. He butted terribly the nearest tiger with his sharp horns. The tiger tumbled down within blood. He turned to right a little. He wanted to but the second tiger in front of him too. However, he couldn&#8217;t hit. The tigers coming after him had reached. It was impossible to fight with three tigers although the deer was strong. The tigers tumbled the deer down by hitting with their strong paws, they killed and ate him. Then they went away. The young tiger was petrified at his place. He was looking with unbelievable eyes. What he saw was brutality but the rules of the forest were like this. The weak became food for the stronger. &#8220;Namely&#8221; he said, &#8220;the tigers feed themselves like this. Because I am a tiger too, I should hunt and eat the living things. I can&#8217;t kill the other animals to feed myself. No one made me get used to kill. I don&#8217;t know killing and I don&#8217;t believe in the necessity of killing. The deer used to feed himself by eating grass. It was strong enough. The animals eating grass had been strong. I have no other choice; I will either stay hungry or eat grass. Let the others say &#8220;does a tiger eat grass&#8221; let them say &#8220;is it possible to be a grass eating tiger&#8221; &#8220;. <br />
<br />
One month passed. The grass eating tiger couldn&#8217;t find the peace he looked for in the forest. The tigers accepted him but the life in the forest was completely inappropriate for the grass eating tiger. Why were they suddenly getting attacker when they saw a deer, a roe or a rabbit? They had been programmed to kill; they had to kill to live. At this sight there was a tiger living by eating grass, this also had to be thought. While the grass eating tiger was wandering in the forest one day, he met a rabbit. He was surprised with the rabbit&#8217;s not running away when he saw the tiger. Amazing! The rabbit was coming towards him. He wanted to step aside but he couldn&#8217;t. His feet had become stiff. The rabbit hit the grass eating tiger and fell onto his back. Then he stood up from where he fell and touched the tiger&#8217;s face, caressed his cheeks. He asked: &#8220;Are you the grass eating tiger. The grass eating tiger couldn&#8217;t say a word. He was shocked. <br />
<br />
After the rabbit said &#8220;You are surely the grass eating tiger. Your mouth doesn&#8217;t smell of bload like the other tigers. Look, grass eater, I have heard your reputation. You can&#8217;t get used to the forest, you should return to the zoo. As I heard, the tigers had killed some animals in front of your eyes and they had wanted to make you get used to killing. If you can&#8217;t get used to killing, the tigers will kill you. Listen to me and go away from here&#8221; he wanted to go away but he fell off a hole, which was a little further. The grass eating tiger took the rabbit out of the hole and when he scrutinized his face, he saw that his eye sockets were empty. This rabbit didn&#8217;t have eyes. He considered &#8220;a blind rabbit&#8221;. He took him on his back, took and left him to his hole. <br />
<br />
The grass eating tiger couldn&#8217;t help crying when he found the blind rabbit dead in his hole the following day. The tigers, which haven&#8217;t touched the blind rabbit so far, had envied him when they saw him going on the grass eating tiger&#8217;s back and had killed him. The grass eating tiger&#8217;s heart was full of hatred. That was too much now. What had they wanted from the poor rabbit? The grass eating tiger plunging into the tigers by running at the last speed, staked more than thirty tigers. &#8220;It&#8217;s easy to kill a blind rabbit, come and kill me if it&#8217;s easy&#8221;. What the tigers wanted was already this. They would infuriate the grass eating tiger and make him attack them and then they would pull him to pieces. There was always many a slip twixt the cup and the lip. It suddenly got dark and started to rain heavily. There were flashes of lightning and thunderbolts were falling. The tigers dispersed but the grass eating tiger didn&#8217;t run away. He waited until he got soaked. After half an hour the rain stopped. The sun shone, and the land brightened up. The grass eating tiger wandered there until midnight. When he saw that there were no passersby, he got bored and went away. The matter of forest was over. He was determined to return to the zoo now. <br />
<br />
After a few days, his keeper found him waiting in front of the cage. The grass eating tiger would enter the cage a few minutes later and would reply the keeper from inside &#8220;here is my home, I&#8217;m a cage tiger. I can&#8217;t go to the forest even if you wanted. There hadn&#8217;t been a place for me&#8221; while he was locking him in and said &#8220;the lock has just been changed, you can&#8217;t try to run away again, because it&#8217;s impossible.&#8221; The young tiger&#8217;s heart got full of pleasure when a female tiger was brought to his cage two months later. They immediately became partners and close friends. The day and days passed, time passed and they had two babies. He became cheerful, happy and his heart was full of peace and the young tiger was walking up and down quietly and slowly behind the iron railings. <br />
<br />
Written by: Serdar YILDIRIM<br />
<br />
                              OT  YİYEN  KAPLAN<br />
<br />
Genç kaplan kafesinde, demir parmaklıklar ardında, sinirli ve hızlı adımlarla gidip geliyordu.  Nedense bugün yüreğini sanki dikenli tel halatıyla sıkıyorlardı. Bu kafese kapatıldığından beri güneş birçok kereler doğup batmıştı. Bir aylık ya vardı ya yoktu. Ormanda  gezintiye  çıktığı gün avcılar yakalayıp bu hayvanat bahçesine satmışlardı. Daha o zamanlar boyu irice bir kedi boyu kadardı.Zamanla gelişip güçlendi.Kafesi dar değildi,ama o burada yaşamak istemiyordu. Özgür olmak, adını bile unutmaya başladığı,  hayali  gözlerinin  önünden  gitmeyen  ormana kavuşmak, hayatına kendisi  yön  vermek  istiyordu. İnsanlar  akın  akın  geliyorlar,  kafesin önünde durup dakikalarca, hayranlık dolu bakışlarla kendisini seyrediyorlardı. <br />
<br />
O akşamüstü ziyaretçilerin azaldığı zamanda bakıcı kafesi temizleyip, yıkadı. Akşam yemeği olarak yarım koyunu kafesin içine bıraktı. Kapıyı  kilitledi, gitti.  Bakıcısı  kapıyı  kilitleyip giderken, genç kaplanın beyninde bir şimşek çaktı. Kilidin  yuvasına  oturuşu  ve  anahtarın çevrilirken çıkardığı ses alışılmışın dışındaydı. Oldukça hassas kulakları  onu  yanıltmıyorsa, kapı tam olarak kilitlenmemişti. Kafese bırakılan eti yedikten sonra, her zamanki voltalarına başladı. Ziyaretçiler tekrar  çoğalmaya  başladılar.  İnsanlar  akşam  yemeklerini  yemişler, eğlenmek, dinlenmek için parklara, bahçelere gidiyorlardı. Genç  kaplanın  yüreğini  saran sıkıntı gitmiş, gitmiş kilidin anahtar deliğinde sıkışmış kalmıştı. Gece yarısı, biraz da şansı yardım ederse, kafesten kaçıp ormanına, özgürlüğüne koşmayı deneyecekti. <br />
<br />
Hava iyice kararmış, vakit gece yarısını geçeli çok olmuştu. Görünürde kimseler yoktu. Genç kaplan güçlü  pençeleriyle  kapıya  hızla  asıldı.  Tam  olarak  kilitlenmemiş  kapı  açılıverdi. Kafesten süratle dışarı fırladı. Sağ yola saptı. Bu yol ilerdeki ağaçlıkta son buluyordu. Kafeste gidip gelmek, dışarıda koşmaya benzemiyordu.Oldukça yorulmuştu.Durup dinlendikten sonra hayvanat bahçesi duvarından atladı. Ormana doğru koşarak karanlıklarda kayboldu. <br />
<br />
Genç kaplan dağlar, tepeler aştı, soğuk sulardan içti. Üç  gün  üç  gece  sonra,  sabah  güneş doğarken, daha çok küçükken yakalanıp götürüldüğü büyük ormana vardı. Özgürdü artık, içi içine sığmıyordu.  Neşeli  neşeli  yürürken  karnının  acıktığını  hissetti.  Kaçtığından  beri heyecandan üç gündür bir şey yememişti. Sadece su içmişti. Kafeste sabah akşam bakıcısı et getirirdi. Avcılar yakalamadan önce annesi beslerdi. Fakat  bu uçsuz bucaksız ormanda yaşam çok farklıydı. Şimdi ne annesi vardı, ne bakıcısı vardı. Kafesten kaçmadan önce düşünemediği bir şeydi bu: Ne ile karnını doyuracaktı?<br />
<br />
Böyle düşünüp yürürken, ilerdeki otlukta bir geyik gördü. Geyik, arada sırada etrafına bakınıp tekrar ot yemeğe başlıyordu.Geyik, aniden koşmaya başladı.Aynı anda yan taraftaki çalılıktan iki kaplan fırladı. Biraz  sonra  geyiğin  önüne  iki  kaplan  daha  çıkınca  geyik  dört  yandan sarılmıştı. Belli kaplanlar geyiği yakalamak için tuzak kurmuşlardı. En iyi savunma hücumdu. Cesur geyik, son bir gayretle ileri atıldı. Kendisine en yakın kaplana sivri boynuzlarıyla müthiş bir kesme vurdu. Kaplan kanlar içinde sırtüstü yuvarlandı. Hafif yana döndü. Önündeki ikinci kaplana da aynı şekilde vurmak istedi. Fakat  tutturamadı. Peşinden gelen  diğer  kaplanlar da  yetişmişti. Geyik, ne kadar kuvvetli olursa olsun,  üç  tane  kaplanla  baş  etmesi  olanaksızdı. Kaplanlar, güçlü pençeleriyle vurarak geyiği yere yuvarladılar ve öldürüp yediler. Daha sonra  çekilip gittiler. <br />
<br />
Genç kaplan, olduğu yerde donmuş kalmıştı. İnanılmaz gözlerle bakıyordu. Gördüğü bir vahşetti. Fakat  orman kanunları böyleydi.  Zayıf daha kuvvetliye yem oluyordu.&#8220; Demek ki &#8221; dedi, &#8220; kaplanlar böyle karınlarını doyuruyorlarmış. Ben  de  kaplan  olduğuma göre benim de canlıları avlayıp yemem lazım. Ben karnımı doyurmak için  diğer hayvanları öldüremem. Kimse  beni  öldürmeye  alıştırmadı.  Öldürmeyi  bilmiyorum  ve  öldürmenin gerekliliğine inanmıyorum. Geyik  ot yiyerek besleniyordu.  Gücü kuvveti yerindeydi. Ot  yiyen hayvanlar güçlü oluyormuş. Başka çarem yok, ya aç kalacağım ya da ot   yiyeceğim. Varsın  &#8220;  kaplan ot yer mi &#8220;   varsın  &#8220; ot yiyen kaplan olur mu &#8220;  desinler.<br />
                        <br />
Aradan bir ay geçti. Ot yiyen kaplan ormanda aradığı huzuru bir türlü bulamadı. Kaplanlar onu aralarına kabul etmişlerdi  ama ormandaki yaşam ot yiyen kaplana ters geliyordu. Neden geyik, karaca, tavşan gördüklerinde aniden saldırganlaşıyorlardı. Onlar öldürmek için programlanmışlardı, yaşamak için öldürmek zorundaydılar. Bu tarafta bir kaplan ot yiyerek yaşıyordu, bunu da düşünmek lazımdı. Ot yiyen kaplan bir gün ormanda gezerken karşısına bir tavşan çıktı. Tavşanın kendisini görüp de kaçmamasına şaşırdı. Hayret, tavşan üstüne doğru geliyordu. Kenara çekilmek istedi, çekilemedi. Ayakları tutulmuştu. Tavşan, ot yiyen kaplana çarpıp sırtüstü düştü. Daha sonra yattığı yerden doğrulup onun  yüzünü  elledi,  yanaklarını  okşadı.  &#8220; Sen ot yiyen kaplan mısın? &#8220; diye sordu. Ot yiyen kaplan gık diyemedi. Dili damağına yapışmıştı. <br />
<br />
Tavşan:  &#8220; Tabii canım, sen ot yiyen kaplansın. Ağzın öteki kaplanlar gibi kan kokmuyor. Bak ot yiyen, şöhretin kulağıma kadar geldi. Sen ormana alışamazsın, hayvanat bahçesine dönmelisin. Duyduğuma göre, kaplanlar senin gözlerinin önünde bazı hayvanları öldürüp, seni de öldürmeye alıştırmak isterlermiş. Eğer öldürmeye alışamazsan kaplanlar seni öldürürler. Sen beni dinle ve çek git buralardan &#8220;  dedikten sonra yürüyüp gitmek isterken az ilerdeki bir çukura düştü. Ot yiyen kaplan tavşanı çukurdan çıkardı ve onun yüzüne dikkatle bakınca göz çukurlarının boş olduğunu gördü. Gözleri yoktu bu tavşanın. Kör bir tavşan diye geçirdi içinden. Onu sırtına bindirdi ve yuvasına götürüp bıraktı. <br />
<br />
Ertesi gün kör tavşanı yuvasında ölü olarak bulan ot yiyen kaplan gözyaşlarını tutamadı. Şimdiye kadar kör tavşana dokunmayan kaplanlar onu ot yiyen kaplanın sırtında giderken görünce kıskanmışlar ve öldürmüşlerdi. Ot yiyen kaplanın yüreği nefretle doldu. Bu kadarı da fazlaydı artık. Ne istemişlerdi garip bir tavşandan. Son sürat koşarak kaplanların arasına dalan ot yiyen kaplan otuzdan fazla kaplana rest çekti.  &#8220; Kör tavşanı öldürmek kolay, sıkıysa gelin beni de öldürün. &#8220;  Kaplanların beklediği buydu zaten. Ot yiyen kaplanı çileden çıkarıp  üstlerine saldırtacaklar sonra  parça parça edeceklerdi. Evdeki hesap her zaman çarşıya uymazdı. Aniden ortalık karardı ve şiddetli bir yağmur başladı. Şimşekler çakıyor, yıldırımlar düşüyordu. Kaplanlar sağa - sola kaçıştılar ama ot yiyen kaplan kaçmadı. Sırılsıklam oluncaya kadar bekledi. Yarım saat sonra yağmur dindi. Güneş açtı, ortalık aydınlandı. Ot yiyen kaplan gece yarısına kadar oralarda gezindi. Gelen giden olmadığını görünce beklemekten bıkıp uzaklaştı gitti. Orman işi buraya kadardı. O, şimdi hayvanat bahçesine dönmeye kararlıydı. <br />
<br />
Birkaç gün sonra sabaha karşı bakıcısı onu kafesin önünde beklerken buldu. Ot yiyen kaplan biraz sonra kafese girecek ve bakıcısı kapıyı üstüne kilitlerken,  &#8220; Kilit yeni değişti, bir daha kaçma numarasına kalkışamazsın, çünkü artık imkânsız &#8220; demesine karşılık, içinden &#8220; Yuvam burası, ben kafes kaplanıyım. Hem istesem de ormana gidemem. Bana göre değilmiş orası &#8220; dedi. İki ay sonra kafesine dişi bir kaplan getirilince yüreği kıvançla doldu genç kaplanın. Eş oldular birbirlerine ve kaynaşıverdiler. Gün döndü, günler döndü, zaman geçti ve iki tane yavruları oldu. Neşelendi, mutlandı, huzur doldu yüreği ve genç kaplan artık kafesinde, demir parmaklıklar ardında sakin ve yavaş adımlarla gidip geliyordu.<br />
<br />
Yazan: Serdar Yıldırım<br />
                                                                                       ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Teksas Tommiks 50. Yıl Özel]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11875</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 15:37:09 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11875</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Teksas Tommiks 50. Yıl Özel  (cbr formatında (9 mb): <br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
Not: Bu kitap bir çizgi roman serüveni değildir. Daha çok bazı çizgi romanların tarihçesini anlatmaktadır. <br />
<br />
<br />
<br />
cbr veya cbz formatlı kitaplarda:<br />
cbr veya cbz formatlı kitapları okuyabilmeniz için aşağıda linki bulunan 1 mb lik küçük bir program bulunmakta. Bu programı öncelikle indirip bir kaç saniye içinde kurunuz. Daha sonra  kitapların tadını çıkartın. <br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Teksas Tommiks 50. Yıl Özel  (cbr formatında (9 mb): <br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
Not: Bu kitap bir çizgi roman serüveni değildir. Daha çok bazı çizgi romanların tarihçesini anlatmaktadır. <br />
<br />
<br />
<br />
cbr veya cbz formatlı kitaplarda:<br />
cbr veya cbz formatlı kitapları okuyabilmeniz için aşağıda linki bulunan 1 mb lik küçük bir program bulunmakta. Bu programı öncelikle indirip bir kaç saniye içinde kurunuz. Daha sonra  kitapların tadını çıkartın. <br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Windows Media Player Dolby Surround 5.1 II Eklentisi]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11874</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 14:24:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11874</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
Boyut:4,24 MB<br />
<br />
<br />
Rar Şifresi:www.hitturkiye.net<br />
<br />
CD, WMA, MP3 ve diğer ses formatları 5.1 surround sound. SRS Labs&#8217; Circle Surround ile birlikte açar. Ses sistemini Media Player&#8217;dan kullanan ya da film izleyen kısaca Media Player&#8217;a öyle ya da böyle yolu düşen arkadaşlar aslında ses sistemlerinin farkında bile değiller, sadece hoparlör kullanıyorlar. Bu programı sayesinde ses sisteminizin farkına varacaksınız. Ses sistemi olmayanlarda daha kaliteli ses için kullanabilirler. Ayrıca sinema, müzik ve mono seçenekleride var.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
Boyut:4,24 MB<br />
<br />
<br />
Rar Şifresi:www.hitturkiye.net<br />
<br />
CD, WMA, MP3 ve diğer ses formatları 5.1 surround sound. SRS Labs&#8217; Circle Surround ile birlikte açar. Ses sistemini Media Player&#8217;dan kullanan ya da film izleyen kısaca Media Player&#8217;a öyle ya da böyle yolu düşen arkadaşlar aslında ses sistemlerinin farkında bile değiller, sadece hoparlör kullanıyorlar. Bu programı sayesinde ses sisteminizin farkına varacaksınız. Ses sistemi olmayanlarda daha kaliteli ses için kullanabilirler. Ayrıca sinema, müzik ve mono seçenekleride var.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[A'dan Z'ye Bir Bilgisayar Nasıl Kurulur ? E-Kitap]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11873</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 13:57:46 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11873</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
A'dan Z'ye Bir Bilgisayar Nasıl Kurulur ? İşte Bunu bu e-kitapla Öğrenebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
A'dan Z'ye Bir Bilgisayar Nasıl Kurulur ? İşte Bunu bu e-kitapla Öğrenebilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AKVIS Retoucher 3.0]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11872</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 13:51:10 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11872</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
AKVIS Retoucher programı ile resimleriniz üzerinde oynamalar yapabilir kirli resimlerinizi düzeltebilir veya resimler<br />
inizi daha net yapabilirsiniz. Mesela elinizde üzerinde lekeler olan bir resminiz var. Bu resmin üzerindeki lekeleri bu programla temizleyebilir ve düzenleyebilirsiniz.<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
AKVIS Retoucher programı ile resimleriniz üzerinde oynamalar yapabilir kirli resimlerinizi düzeltebilir veya resimler<br />
inizi daha net yapabilirsiniz. Mesela elinizde üzerinde lekeler olan bir resminiz var. Bu resmin üzerindeki lekeleri bu programla temizleyebilir ve düzenleyebilirsiniz.<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[RAR Repair Tool v4.0]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11871</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 13:49:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11871</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Rar ve Rar Sfx bozulan dosyalarınızı onarmanıza yardımcıdır. Winrar tüm versiyonlarında calısmaktadır. Kurulum gerektirmeden kullanabilirsiniz.. <br />
<br />
- Repairing all versions of both RAR and SFX archives<br />
- multi-volume arsivlerini kurtarma<br />
- 4 Gb kadar Yüksek boyutlu dosyaları kurtarabilme <br />
- Batch mode<br />
- Sağlam şekilde Geri alma motoru<br />
- Tamamen otomatik olarak çalışma sistemi<br />
- Dosyaları taşıma&bırakma (Drag&Drop) desteği<br />
- kolay anlasılır pratik arayüzlü. <br />
<br />
Size: 1,53 MB<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Rar ve Rar Sfx bozulan dosyalarınızı onarmanıza yardımcıdır. Winrar tüm versiyonlarında calısmaktadır. Kurulum gerektirmeden kullanabilirsiniz.. <br />
<br />
- Repairing all versions of both RAR and SFX archives<br />
- multi-volume arsivlerini kurtarma<br />
- 4 Gb kadar Yüksek boyutlu dosyaları kurtarabilme <br />
- Batch mode<br />
- Sağlam şekilde Geri alma motoru<br />
- Tamamen otomatik olarak çalışma sistemi<br />
- Dosyaları taşıma&bırakma (Drag&Drop) desteği<br />
- kolay anlasılır pratik arayüzlü. <br />
<br />
Size: 1,53 MB<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İSPANYA ŞAMPİYON]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11870</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 00:01:23 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11870</guid>
			<description><![CDATA[Avrupa'nın En Büyüğü İspanya!<br />
EURO2008'de finalde Almanya'yı deviren İspanya 44 yıllık kupa hasretine son verdi ve yenilgisiz şampiyonluğa ulaştı. İşte karşılaşmadan AYRINTILAR!<br />
 <br />
İsviçre-Avusturya ortaklığında düzenlenen EURO2008'de finalde Almanya'yı deviren İspanya 44 yıllık kupa hasretine son verdi ve yenilgisiz şampiyonluğa ulaştı. İspanyol taraftarları finalde güldüren golü "El Nino" Fernando Torres atarken, gol krallığını da finalde oynamayan David Villa elde etti. <br />
<br />
13. Avrupa Futbol Şampiyonası'nda perde Almanya ve İspanya arasındaki final mücadelesiyle Viyana'da kapandı. <br />
<br />
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndaki tüm maçlarını kazanarak finalist olan İspanya ve yarı finalde Millilerimizi deviren Almanya şampiyonluk için mücadele ettiler. <br />
<br />
KARŞILAŞMADAN NOTLAR!.. <br />
İki takım daha önce 19 kez karşılaştı; Almanya 8, İspanya ise 5 kez kazandı. <br />
Almanya ve İspanya Dünya Kupaları ve AVrupa Şampiyonaları tarihindeyse 5 kez karşılaştı; Almanya 3 kez kazandı, İspanya ise sadece 1 kez gülebildi. <br />
<br />
İspanya'nın Almanlar karşısında AVrupa Şampiyonaları tarihindeki tek galibiyeti 1984 yılında alınan 1-0'lık Batı Almanya zaferiydi. Galibiyeti getiren kafa golünü duraklama anlarında Antonio Maceda kaydetmişti. <br />
<br />
1972, 1980 ve 1996'da Avrupa Futbol Şampiyonası'nda mutlu sona ulaşan Almanlar 2008'de altıncı kez finalist oldu. Bu konudaki rekorun sahibi olan Almanya, 1976 ve 1992'deyse Çekoslovakya ve Danimarka karşısında finalde kaybetmişti. <br />
<br />
1964'te Sovyetler Birliği'ni 2-1 yenerek şampiyon olan, 1984'teyse Fransa'ya 2-0 kaybeden İspanyollar tarihlerindeki 3. Avrupa Futbol Şampiyonası finaline çıkıyor. <br />
<br />
Temmuz'da 70 yaşında olacak Luis Aragones Avrupa Futbol Şampiyonası finaline çıkan en yaşlı teknik direktör. <br />
<br />
Almanya'nın 39 yaşındaki file bekçisi Jens Lehmann ise Avrupa Futbol Şampiyonası finaline çıkan en yaşlı oyuncu. <br />
<br />
Almanya; finalde düdük çalacak olan İtalyan Roberto Rosetti'nin yönettiği hazırlık karşılaşmasında 28 Nisan 2004'te Romanya'ya 5-1 yenilerek tarihinin en önemli hezimetlerinden birini yaşadı. Rosetti Almanya'nın deplasmanda Çek Cumhuriyeti'ni 2-1 yendiği EURO2008 eleme mücadelesinde de düdük çalmıştı. <br />
<br />
İspanya'nın Fransa'ya 3-1 yenilerek 2006 Dünya Kupası'na veda ettiği mücadelede ve İspanyollar'ın sahasında İsveç'i 3-0 yendiği EURO2008 eleme maçında da düdük çalan Roberto Rosetti'ydi. <br />
<br />
Stat: Ernst Happel/Viyana/Avusturya Stat için TIKLAYINIZ! <br />
Hakem: Roberto Rosetti (İtalya) <br />
Yardımcı Hakemler: Alessandro Griselli (İtalya) - Paolo Calcagno (İtalya) <br />
Dördüncü Hakem: Peter Fröjdfeldt (İsveç) <br />
Yedek Yardımcı Hakem: Stefan Wittberg (İsveç) <br />
UEFA Hakem Gözlemcisi: Jaap Uilenberg (Hollanda) <br />
<br />
Euro2008'in resmi sponsoru Mastercard'ın final maçına yönelik, spor ekonomisi uzmanı Prof. Simon Chadwick'e yaptırdığı araştırmaya göre; İspanya şampiyon olursa 113, Almanya şampiyon olursa 112 milyon Avro'dan daha fazla gelir elde edecek. <br />
<br />
Viyana'nın Stephansplatz Meydanı'nda toplanan Alman taraftarlar gün boyunca tezahüratlarla coştular. <br />
<br />
İspanyollar ise Viyana sokaklarını sarı-kırmızıya boyayıp şarkılarla çınlattılar. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Almanya: Lehmann, Friedrich, Mertesacker, Metzelder, Lahm (46' Jansen), Schweinsteiger, Frings, Ballack (Kaptan), Hitzlsperger (58' Kuranyi), Podolski, Klose (78' Gomez) <br />
Teknik Direktör: Joachim Loew <br />
<br />
İspanya: Casillas (Kaptan), Ramos, Puyol, Marchena, Capdevila, Senna, Iniesta, Xavi, Fabregas (63' Alonso), Silva (66' Cazorla), Torres (78' Güiza) <br />
Teknik Direktör: Luis Aragones <br />
<br />
  <br />
<br />
ALMANYA-İSPANYA: 0-1 <br />
33' [0 - 1] Fernando Torres <br />
<br />
Önce İspanya, ardından da Almanya Ulusal Marşı söylendi. <br />
<br />
Renault Formula1 takımının İspanyol pilotu; çifte dünya şampiyonu Fernando Alonso, İspanyol şarkıcı Enrique Iglesias ve Monaco Prensi II. Albert gibi birçok ünlü isim final maçı için Ernst happel'deydi. <br />
<br />
Karşılaşma öncesinde yapılan yazı-tura atışında Almanya sahayı seçerken, başlama vuruşu hakkını da İspanya elde etti. <br />
<br />
İlk dakikalarda İspanya topa daha çok hakim olurken, Almanya rakibine orta sahada basıp pozisyon vermemeye çalıştı. <br />
<br />
İlk ciddi pozisyonu 3. dakikada Ramos'un hatası sonrası Klose bulurken, zamanında kademeye giren Puyol Alman oyuncuya vuruş imkanı tanımadı. <br />
<br />
Almanya turnuvada geride kalan 6 maçında olduğu gibi finalde de ilk bölümde Lahm-Podolski ikilisiyle soldan yüklenmeye çalıştı. <br />
<br />
14. dakikada sol çaprazdan ceza alanına sarkan Iniesta'nın vuruşunda Alman defansına çarpan top kaleye yöneldi, Lehmann meşin yuvarlağı güçlükle kornere yolladı. <br />
<br />
İspanya 23. dakikada gole çok yaklaştı; Ramos'un ortasında Torres'in kafa vuruşu direkten oyun alanına döndü, Capdevila'nın ceza alanı dışından vuruşuysa yakın mesafeden dışarı gitti. <br />
<br />
Ballack'ın 25. dakikadaki vuruşunda top Ramos'tan döndü; Alman oyuncu penaltı itirazında bulunurken, Rosetti "Devam" dedi. <br />
<br />
İspanya rakibi üzerinde baskısını arttırmaya çalışıyordu; 31'de de Fabregas karşı kaleyi yokladı, Lehmann yine başarılıydı. <br />
<br />
"El Nino" taraftarını sevince boğdu! <br />
Alman savunmasının arkasına atılan topa hareketlenen Torres, Lehmann'ın da hatalı çıkışından faydalandı ve topun dibine girerek takımını finalde öne geçirdi. "El Nino" EURO2008'deki ikinci golünü kaydetti. <br />
<br />
<br />
<br />
43'teki gerginlikte kaptanlar sarardı; Ballack'la Marchena arasındaki gerginlik sonrası kalesinden olay yerine doğru gelen Casillas ile olayın başkahramanı Ballack sarı kart gören isimler oldu. <br />
<br />
Dördüncü hakem İsveçli Peter Fröjdfeldt ilk yarının sonuna 1 dakikalık oynanmamış süre ilave edildiğini gösteren tabelayı kaldırdı. <br />
<br />
İlk yarı sonunda İspanya soyunma odasına Fernando Torres'in 33. dakikada Lahm-Lehmann ortaklığındaki hata sonrası kaydettiği golün avantajıyla gitti. <br />
<br />
İspanya kaydettiği golün benzeri bir pozisyonu 55. dakikada bir kez daha yakaladı, Lehmann kalesini bu kez zamanında terkederek Torres'e gol imkanı tanımadı. <br />
<br />
Skor dezavantajından kurtulmak isteyen Joachim Loew 58. dakikada riskli sayılabilecek bir değişikliğe gitti; Hitzlsperger]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Avrupa'nın En Büyüğü İspanya!<br />
EURO2008'de finalde Almanya'yı deviren İspanya 44 yıllık kupa hasretine son verdi ve yenilgisiz şampiyonluğa ulaştı. İşte karşılaşmadan AYRINTILAR!<br />
 <br />
İsviçre-Avusturya ortaklığında düzenlenen EURO2008'de finalde Almanya'yı deviren İspanya 44 yıllık kupa hasretine son verdi ve yenilgisiz şampiyonluğa ulaştı. İspanyol taraftarları finalde güldüren golü "El Nino" Fernando Torres atarken, gol krallığını da finalde oynamayan David Villa elde etti. <br />
<br />
13. Avrupa Futbol Şampiyonası'nda perde Almanya ve İspanya arasındaki final mücadelesiyle Viyana'da kapandı. <br />
<br />
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndaki tüm maçlarını kazanarak finalist olan İspanya ve yarı finalde Millilerimizi deviren Almanya şampiyonluk için mücadele ettiler. <br />
<br />
KARŞILAŞMADAN NOTLAR!.. <br />
İki takım daha önce 19 kez karşılaştı; Almanya 8, İspanya ise 5 kez kazandı. <br />
Almanya ve İspanya Dünya Kupaları ve AVrupa Şampiyonaları tarihindeyse 5 kez karşılaştı; Almanya 3 kez kazandı, İspanya ise sadece 1 kez gülebildi. <br />
<br />
İspanya'nın Almanlar karşısında AVrupa Şampiyonaları tarihindeki tek galibiyeti 1984 yılında alınan 1-0'lık Batı Almanya zaferiydi. Galibiyeti getiren kafa golünü duraklama anlarında Antonio Maceda kaydetmişti. <br />
<br />
1972, 1980 ve 1996'da Avrupa Futbol Şampiyonası'nda mutlu sona ulaşan Almanlar 2008'de altıncı kez finalist oldu. Bu konudaki rekorun sahibi olan Almanya, 1976 ve 1992'deyse Çekoslovakya ve Danimarka karşısında finalde kaybetmişti. <br />
<br />
1964'te Sovyetler Birliği'ni 2-1 yenerek şampiyon olan, 1984'teyse Fransa'ya 2-0 kaybeden İspanyollar tarihlerindeki 3. Avrupa Futbol Şampiyonası finaline çıkıyor. <br />
<br />
Temmuz'da 70 yaşında olacak Luis Aragones Avrupa Futbol Şampiyonası finaline çıkan en yaşlı teknik direktör. <br />
<br />
Almanya'nın 39 yaşındaki file bekçisi Jens Lehmann ise Avrupa Futbol Şampiyonası finaline çıkan en yaşlı oyuncu. <br />
<br />
Almanya; finalde düdük çalacak olan İtalyan Roberto Rosetti'nin yönettiği hazırlık karşılaşmasında 28 Nisan 2004'te Romanya'ya 5-1 yenilerek tarihinin en önemli hezimetlerinden birini yaşadı. Rosetti Almanya'nın deplasmanda Çek Cumhuriyeti'ni 2-1 yendiği EURO2008 eleme mücadelesinde de düdük çalmıştı. <br />
<br />
İspanya'nın Fransa'ya 3-1 yenilerek 2006 Dünya Kupası'na veda ettiği mücadelede ve İspanyollar'ın sahasında İsveç'i 3-0 yendiği EURO2008 eleme maçında da düdük çalan Roberto Rosetti'ydi. <br />
<br />
Stat: Ernst Happel/Viyana/Avusturya Stat için TIKLAYINIZ! <br />
Hakem: Roberto Rosetti (İtalya) <br />
Yardımcı Hakemler: Alessandro Griselli (İtalya) - Paolo Calcagno (İtalya) <br />
Dördüncü Hakem: Peter Fröjdfeldt (İsveç) <br />
Yedek Yardımcı Hakem: Stefan Wittberg (İsveç) <br />
UEFA Hakem Gözlemcisi: Jaap Uilenberg (Hollanda) <br />
<br />
Euro2008'in resmi sponsoru Mastercard'ın final maçına yönelik, spor ekonomisi uzmanı Prof. Simon Chadwick'e yaptırdığı araştırmaya göre; İspanya şampiyon olursa 113, Almanya şampiyon olursa 112 milyon Avro'dan daha fazla gelir elde edecek. <br />
<br />
Viyana'nın Stephansplatz Meydanı'nda toplanan Alman taraftarlar gün boyunca tezahüratlarla coştular. <br />
<br />
İspanyollar ise Viyana sokaklarını sarı-kırmızıya boyayıp şarkılarla çınlattılar. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Almanya: Lehmann, Friedrich, Mertesacker, Metzelder, Lahm (46' Jansen), Schweinsteiger, Frings, Ballack (Kaptan), Hitzlsperger (58' Kuranyi), Podolski, Klose (78' Gomez) <br />
Teknik Direktör: Joachim Loew <br />
<br />
İspanya: Casillas (Kaptan), Ramos, Puyol, Marchena, Capdevila, Senna, Iniesta, Xavi, Fabregas (63' Alonso), Silva (66' Cazorla), Torres (78' Güiza) <br />
Teknik Direktör: Luis Aragones <br />
<br />
  <br />
<br />
ALMANYA-İSPANYA: 0-1 <br />
33' [0 - 1] Fernando Torres <br />
<br />
Önce İspanya, ardından da Almanya Ulusal Marşı söylendi. <br />
<br />
Renault Formula1 takımının İspanyol pilotu; çifte dünya şampiyonu Fernando Alonso, İspanyol şarkıcı Enrique Iglesias ve Monaco Prensi II. Albert gibi birçok ünlü isim final maçı için Ernst happel'deydi. <br />
<br />
Karşılaşma öncesinde yapılan yazı-tura atışında Almanya sahayı seçerken, başlama vuruşu hakkını da İspanya elde etti. <br />
<br />
İlk dakikalarda İspanya topa daha çok hakim olurken, Almanya rakibine orta sahada basıp pozisyon vermemeye çalıştı. <br />
<br />
İlk ciddi pozisyonu 3. dakikada Ramos'un hatası sonrası Klose bulurken, zamanında kademeye giren Puyol Alman oyuncuya vuruş imkanı tanımadı. <br />
<br />
Almanya turnuvada geride kalan 6 maçında olduğu gibi finalde de ilk bölümde Lahm-Podolski ikilisiyle soldan yüklenmeye çalıştı. <br />
<br />
14. dakikada sol çaprazdan ceza alanına sarkan Iniesta'nın vuruşunda Alman defansına çarpan top kaleye yöneldi, Lehmann meşin yuvarlağı güçlükle kornere yolladı. <br />
<br />
İspanya 23. dakikada gole çok yaklaştı; Ramos'un ortasında Torres'in kafa vuruşu direkten oyun alanına döndü, Capdevila'nın ceza alanı dışından vuruşuysa yakın mesafeden dışarı gitti. <br />
<br />
Ballack'ın 25. dakikadaki vuruşunda top Ramos'tan döndü; Alman oyuncu penaltı itirazında bulunurken, Rosetti "Devam" dedi. <br />
<br />
İspanya rakibi üzerinde baskısını arttırmaya çalışıyordu; 31'de de Fabregas karşı kaleyi yokladı, Lehmann yine başarılıydı. <br />
<br />
"El Nino" taraftarını sevince boğdu! <br />
Alman savunmasının arkasına atılan topa hareketlenen Torres, Lehmann'ın da hatalı çıkışından faydalandı ve topun dibine girerek takımını finalde öne geçirdi. "El Nino" EURO2008'deki ikinci golünü kaydetti. <br />
<br />
<br />
<br />
43'teki gerginlikte kaptanlar sarardı; Ballack'la Marchena arasındaki gerginlik sonrası kalesinden olay yerine doğru gelen Casillas ile olayın başkahramanı Ballack sarı kart gören isimler oldu. <br />
<br />
Dördüncü hakem İsveçli Peter Fröjdfeldt ilk yarının sonuna 1 dakikalık oynanmamış süre ilave edildiğini gösteren tabelayı kaldırdı. <br />
<br />
İlk yarı sonunda İspanya soyunma odasına Fernando Torres'in 33. dakikada Lahm-Lehmann ortaklığındaki hata sonrası kaydettiği golün avantajıyla gitti. <br />
<br />
İspanya kaydettiği golün benzeri bir pozisyonu 55. dakikada bir kez daha yakaladı, Lehmann kalesini bu kez zamanında terkederek Torres'e gol imkanı tanımadı. <br />
<br />
Skor dezavantajından kurtulmak isteyen Joachim Loew 58. dakikada riskli sayılabilecek bir değişikliğe gitti; Hitzlsperger]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AIMP Classic 2.50.244]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11869</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jun 2008 17:31:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11869</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
AIMP Classic 2.50.244 RC1<br />
Winamp'tan sıkılanlar için alternatif bir program ama winamptan daha üstün özellikleri var.<br />
<br />
# Listenizdeki şarkıları direk olarak cd yazdırabilirsiniz.<br />
# Elinizdeki Audio CD leri mp3 yapabilirsiniz.<br />
# Ses Kayıt özelliği - MP3 Taglarını değiştirebilirsiniz<br />
# Özel PlayListler oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
Diyelim ki şarkı çalıyor ve siz programı kapattınız, tekrar açtığınızda hangi şarkı çalmakta iken kapattıysanız o şarkı kaldığı yerden devam ediyor. İnternet üzerinden müzik dinlemenize ve dinlediğiniz müzikleri kolayca mp3 olarak kaydedebilmenize olanak sağlıyor.Gelişmiş Equrlizer'i sayesinde müzikleri hızlı çalabilir, Classic, Club, Dance, Full Bass gibi efektler verebilirsiniz.<br />
Winamp'ın playlistlerini kabul ediyor ve çoğu zaman winamp'ın skinlerini de kullanabiliyorsunuz. Bilirsiniz çoğu şarkıda taglar vardır (genelde mp3 sitelerinden indirilen müziklerin altında şeffaf yazı yazar) bu programla onları silebilir veya değiştirebilirsiniz. Bazılarınız ben zaten bilgisayardan değiştirebiliyorum diyebilir ama bazılarıda korumalı olarak geldiğinden ancak böyle programlarla silinir.<br />
<br />
Programla ister DATA CD (yani mp3) isterseniz Audio Cd yazabilirsiniz.Playlist'teki şarkıları kopyalayabilirsiniz. İstediğiniz zaman bilgisayarı otomatik kapatabilirsiniz. (İsterseniz şarkı listesi bitince kapansın da diyebiliyorsunuz.)<br />
Program MP3, Wave, Ogg gibi sesleri kendi aralarıda convert edebiliyor.Ayrıca ses kaydedici özelliği var. (Mikrofondan kayıt yapabilir ve istediğinizi ses dosyası olarak kaydedebilirsiniz.)<br />
Program herşeyden önemlisi çok hızlı ve boyutuda çok küçük olan bu gelişmiş oynatıcı Türkçe dil desteğine sahiptir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
AIMP Classic 2.50.244 RC1<br />
Winamp'tan sıkılanlar için alternatif bir program ama winamptan daha üstün özellikleri var.<br />
<br />
# Listenizdeki şarkıları direk olarak cd yazdırabilirsiniz.<br />
# Elinizdeki Audio CD leri mp3 yapabilirsiniz.<br />
# Ses Kayıt özelliği - MP3 Taglarını değiştirebilirsiniz<br />
# Özel PlayListler oluşturabilirsiniz.<br />
<br />
Diyelim ki şarkı çalıyor ve siz programı kapattınız, tekrar açtığınızda hangi şarkı çalmakta iken kapattıysanız o şarkı kaldığı yerden devam ediyor. İnternet üzerinden müzik dinlemenize ve dinlediğiniz müzikleri kolayca mp3 olarak kaydedebilmenize olanak sağlıyor.Gelişmiş Equrlizer'i sayesinde müzikleri hızlı çalabilir, Classic, Club, Dance, Full Bass gibi efektler verebilirsiniz.<br />
Winamp'ın playlistlerini kabul ediyor ve çoğu zaman winamp'ın skinlerini de kullanabiliyorsunuz. Bilirsiniz çoğu şarkıda taglar vardır (genelde mp3 sitelerinden indirilen müziklerin altında şeffaf yazı yazar) bu programla onları silebilir veya değiştirebilirsiniz. Bazılarınız ben zaten bilgisayardan değiştirebiliyorum diyebilir ama bazılarıda korumalı olarak geldiğinden ancak böyle programlarla silinir.<br />
<br />
Programla ister DATA CD (yani mp3) isterseniz Audio Cd yazabilirsiniz.Playlist'teki şarkıları kopyalayabilirsiniz. İstediğiniz zaman bilgisayarı otomatik kapatabilirsiniz. (İsterseniz şarkı listesi bitince kapansın da diyebiliyorsunuz.)<br />
Program MP3, Wave, Ogg gibi sesleri kendi aralarıda convert edebiliyor.Ayrıca ses kaydedici özelliği var. (Mikrofondan kayıt yapabilir ve istediğinizi ses dosyası olarak kaydedebilirsiniz.)<br />
Program herşeyden önemlisi çok hızlı ve boyutuda çok küçük olan bu gelişmiş oynatıcı Türkçe dil desteğine sahiptir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[RamCleaner 6.9]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11868</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jun 2008 17:30:05 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11868</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
RamCleaner oldukça sade bir RAM canavari. Basit ama kullanici dostu arayüzü ile el altinda bulunmasi gereken yazilimlardan 256 MB RAM ve Windows 98/Me/NT/2000/XP/Vista işletim sistemlerinden biri varsa olmazsa olmazlardan.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
RamCleaner oldukça sade bir RAM canavari. Basit ama kullanici dostu arayüzü ile el altinda bulunmasi gereken yazilimlardan 256 MB RAM ve Windows 98/Me/NT/2000/XP/Vista işletim sistemlerinden biri varsa olmazsa olmazlardan.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Windows XP'ye Destek Uzadı]]></title>
			<link>http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11867</link>
			<pubDate>Sat, 28 Jun 2008 21:46:56 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.hitturkiye.net/showthread.php?tid=11867</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Microsoft, ısrarla emekli etmeye çalıştığı işletim sistemi Windows XP'ye olan desteği uzatma kararı aldı. Görünüşe göre emeklilikte XP'ye tatil yok!<br />
<br />
Microsoft'un geçtiğimiz günlerde satışını, özel müşteriler (örneğin Eee PC için kullanan Asus gibi) haricinde tamamen durdurduğu Windows XP işletim sistemi, uzunca bir destek sürecine sahip olacak. Yerine nispeten daha hantal olan ve eski bilgisayarlarda çalışmayan Windows Vista geldiği için küçük sistem üreticilerinin vazgeçemediği Windows XP, 2014 yılına kadar, yani altı yıl daha resmi destek ve güvenlikle ilgili güncellemeleri alacak.<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Microsoft, ısrarla emekli etmeye çalıştığı işletim sistemi Windows XP'ye olan desteği uzatma kararı aldı. Görünüşe göre emeklilikte XP'ye tatil yok!<br />
<br />
Microsoft'un geçtiğimiz günlerde satışını, özel müşteriler (örneğin Eee PC için kullanan Asus gibi) haricinde tamamen durdurduğu Windows XP işletim sistemi, uzunca bir destek sürecine sahip olacak. Yerine nispeten daha hantal olan ve eski bilgisayarlarda çalışmayan Windows Vista geldiği için küçük sistem üreticilerinin vazgeçemediği Windows XP, 2014 yılına kadar, yani altı yıl daha resmi destek ve güvenlikle ilgili güncellemeleri alacak.<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>